Obsessed With You - Central Cee
Çeviri 23 Çeviren: sessizdeniz1

Obsessed With You

12 Jul 2026 3 görüntülenme 3 bugün

Central Cee'nin "Obsessed With You" şarkısının Türkçe çevirisini, anlam analizini bu sayfada bulabilirsiniz.

Türkçe Çeviri Şarkı Analizi
Albüm 23 Dil İngilizce 2026
Paylaş

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe
Çeviren: sessizdeniz1

Your hair's under my pillow so I sleep (so I sleep)

Saçların yastığımın altında, uykuya dalıyorum (uykuya dalıyorum)

And I'm dreaming of you leaving roses at my feet (Nastylgia) (at my feet)

Ve ayaklarıma güller bıraktığını hayal ediyorum (Nastylgia) (ayaklarıma)

I'm obsessed with you in a way I can't believe

Sana olan takıntım başka bir boyutta

When you wipe your tears do you wipe them just for me? (Me, me, me, me)

Gözyaşlarını silerken, onları benim için mi siliyorsun? (Ben, ben, ben, ben)

I hope a trap boy's your type (why?)

Umarım trap adamı türünsündür (neden?)

'Cause I don't have a nine-to-five (alright)

Çünkü dokuzdan beşe çalışmıyorum (tamam)

I get that your standards high

Standartlarının yüksek olduğunu biliyorum

But I'm not a random guy, I'm different (literally)

Ama sıradan bir adam değilim, farklıyım (cidden)

When I write my rhymes, you say you don't like that line, I'll switch it (calm)

Kafiyelerimi yazarken o satırı beğenmezsen değiştiririm (sakin)

You said you don't like my life, you said you don't like my guys

Hayatımı beğenmediğini söyledin, adamlarımı beğenmediğini söyledin

You're trippin', trippin' (you're trippin')

Saçmalıyorsun, saçmalıyorsun (saçmalıyorsun)

I followed you, I followed you today, I was in my car (alright)

Takip ettim seni, bugün takip ettim, arabamdaydım (tamam)

I wanted to come see you from afar (at my feet)

Uzaktan seni görmeye geldim (ayaklarıma)

If you turned around and saw me, I would die

Dönüp beni görseydin, mahvolurdum

When you wipe your tears, do you wipe them just for me?

Gözyaşlarını silerken, onları benim için mi siliyorsun?

Bad one and she photogenic (alright)

Hem güzel hem fotojen (tamam)

Instagram got a lot of impressions (uh-huh)

Instagram'da etkileşim patlaması (uh-huh)

She think I'm a G and I don't need love

Benim sevgiye ihtiyacım yok sanıyor

But I need some thug affection (literally)

Ama biraz sert sevgiye ihtiyacım var (cidden)

If I fell off tomorrow, would you still love me?

Yarın her şeyi kaybetsem, yine de sever miydin beni?

Man, I got 21 questions (like 50)

Kardeşim, tam 21 sorum var (50 Cent gibi)

In the trap with the cats, domestics

Trap'te kedilerle, ev işleri

She doin' lashes, somethin' cosmetic

Kirpik takıyor, güzellik işleriyle uğraşıyor

They shot their shot, she read it

Kafayı taktılar, yazdılar

They slid in DM with somethin' generic (huh)

DM'e düştüler saçma sapan şeylerle (huh)

She don't even like goin' out, got a new outfit, but nowhere to wear it (alright)

Dışarı çıkmayı bile sevmez, yeni kıyafeti var ama giyecek yeri yok (tamam)

She think that I'm being disloyal, and I'm in the streets with couple of killys

Sadakatsizmiş gibi göstermeye çalışıyor, ben sokaktayım birkaç silahlıyla

(You ain't gotta) you ain't gotta worry 'bout none of these hoes

(Düşünme bile) o orospuların hiçbirini kafana takma

I'm grown, I'm done with these bitches

Büyüdüm, bu pisliklerle işim bitti

(Done with these bitches, done with these bitches)

(Bu pisliklerle işim bitti, bu pisliklerle işim bitti)

Your hair's under my pillow, so I sleep (so I sleep)

Saçların yastığımın altında, uykuya dalıyorum (uykuya dalıyorum)

And I'm dreaming of you leaving roses at my feet (at my feet)

Ve ayaklarıma güller bıraktığını hayal ediyorum (ayaklarıma)

I'm obsessed with you in a way I can't believe

Sana olan takıntım başka bir boyutta

When you wipe your tears, do you wipe them just for me? (Me, me, me, me)

Gözyaşlarını silerken, onları benim için mi siliyorsun? (Ben, ben, ben, ben)

I hope a trap boy's your type (why?)

Umarım trap adamı türünsündür (neden?)

'Cause I don't have a nine-to-five (alright)

Çünkü dokuzdan beşe çalışmıyorum (tamam)

I get that your standards high

Standartlarının yüksek olduğunu biliyorum

But I'm not a random guy, I'm different (literally)

Ama sıradan bir adam değilim, farklıyım (cidden)

When I write my rhymes, you say you don't like that line, I'll switch it (calm)

Kafiyelerimi yazarken o satırı beğenmezsen değiştiririm (sakin)

You said you don't like my life, you said you don't like my guys

Hayatımı beğenmediğini söyledin, adamlarımı beğenmediğini söyledin

You're trippin', trippin' (you're trippin')

Saçmalıyorsun, saçmalıyorsun (saçmalıyorsun)

I hope a trap boy's your type

Umarım trap adamı türünsündür

'Cause I don't have a nine-to-five

Çünkü dokuzdan beşe çalışmıyorum

I get that your standards high

Standartlarının yüksek olduğunu biliyorum

But I'm not a random guy, I'm different

Ama sıradan bir adam değilim, farklıyım

When I write my rhymes, you say you don't like that line, I'll switch it

Kafiyelerimi yazarken o satırı beğenmezsen değiştiririm

You said you don't like my life

Hayatımı beğenmediğini söyledin

(When you wipe your tears do you wipe them just for-)

(Gözyaşlarını silerken, onları benim için mi si-)

Çeviren: sessizdeniz1

Şarkı Analizi

Obsessed With You Şarkısı Ne Anlatıyor?

**Central Cee - Obsessed With You** Bu şarkı, sağlıklı bir aşkın çok ötesine geçen, takıntılı ve obsesif bir sevginin iç dünyasını anlatıyor — birini arabayla takip etmek, saçlarını yastığın altında saklamak gibi detaylarla bu duygunun karanlık yüzünü açıkça ortaya koyuyor. Central Cee bunu ne romantize ne de mahkûm ediyor; sadece o his ne kadar yoğunsa o kadar dürüstçe aktarıyor. Şarkının önemi de tam burada: Genellikle "derin aşk" diye sunulan şeyin aslında ne kadar sınırı zorlayabileceğini, hem dinleyiciyi hem de söyleyen kişiyi rahatsız eden bir şeffaflıkla yüzleştirmesi.

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Üye Ol / Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış.

Bu içerik hakkında ilk yorumu sen yap.