Web sitemize hoşgeldiniz, 05 Aralık 2025
Beğen 0

Derriere Le Brouillard

[Nakarat : Louane]

Et dans le noir, derrière le brouillard, j’entends ce piano chanter
Ve karanlıkta, sislerin ardında şu piyanonun umudu, inanma

 

Chanter l’espoir, l’envie de croire, qu’on peut tout réinventer
Arzusunu, her şeyi yeniden keşfedebileceğimizi söylediğini duyuyorum

 

Alors je joins ma voix encore une fois pour tenir dans l’orage
O zaman fırtınada dayanmak için bir kez daha sesimle(piyanoya)eşlik ediyorum

 

Je joins ma voix encore une fois pour trouver le courage
Cesaret bulmak için bir kez daha sesimle eşlik ediyorum

 

[1.Kıta : Grand Corps Malade]

Il n’y a pas d’recette, pour supporter les épreuves
Çilelere katlanmanın, trajedi yağmurları yağdığı zaman

 

Remonter les cours des fleuves, quand les tragédies pleuvent
Nehirlerin akıntısına karşı gitmenin bir yolu yok

 

Il n’y a pas de recette, pour encaisser les drames
Acıları sineye çekmenin, hayaller seni büyülediği zaman

 

Franchir les mers à la rame, quand le rêve te fait du charme
Kürek çekerek denizleri aşmanın bir yolu yok

 

Il n’y a pas de recette, quand t’en avais pas non plus
Senin de bir çaren olmadığı, kimsenin seni uyarmadığı,

 

Personne ne t’avait prévenu, tu t’es battu comme t’as pu
Hiç edemediğin kadar mücadele ettiğin zaman çare yok

 

Il n’y a pas de recette, quand l’enfer te sers la main
Çare yok, cehennem seninle el sıkıştığı zaman

 

Abandonner c’est humain, l’avenir c’est loin
Pes etmek insan doğasına uygun, gelecek uzakta

 

Mais tu t’es mise à chanter, même pas par choix
Ama sen, istemeyerek de olsa, şakımaya başladın

 

Comme à chaque chute, à chaque fois, ça c’est imposé en toi
Her başarısızlıkta, her defasında olduğu gibi bu sana kabul ettirildi

 

Chanter, comme un enfant surpris, comme un instinct d’survie, comme un instant d’furie
Şaşırmış bir çocuk gibi, hayatta kalan bir böcek gibi, bir öfke anı gibi şakımak

 

Chanter pour accepter, exprimer, résister, avancer, progresser, exister
Kabul etmek, ifade etmek, direnmek, ilerlemek, gelişmek, var olmak için şakımak

 

Chanter comme une résilience, une délivrance
Bir direnme, bir kurtuluş olarak şakımak

 

Chanter comme une évidence
Bariz bir gerçek olarak şakımak

 

[Nakarat : Louane]

Et dans le noir, derrière le brouillard, j’entends ce piano chanter
Ve karanlıkta, sislerin ardında şu piyanonun umudu, inanma

 

Chanter l’espoir, l’envie de croire, qu’on peut tout réinventer
Arzusunu, her şeyi yeniden keşfedebileceğimizi söylediğini duyuyorum

 

Alors je joins ma voix encore une fois pour tenir dans l’orage
O zaman fırtınada dayanmak için bir kez daha sesimle(piyanoya)eşlik ediyorum

 

Je joins ma voix encore une fois pour trouver le courage
Cesaret bulmak için bir kez daha sesimle eşlik ediyorum

 

[2.Kıta : Grand Corps Malade]

À quel moment, tu comprends que c’est ton truc ?
Ne zaman anlayacaksın ki her çöküşünden sonra

 

Que la musique revient te relever de chaque chute
Müziğin seni ayağa kaldırması senin zımbırtın

 

À quel moment, tu sais qu’elle est ta boussole ?
Ne zaman bileceksin ki müzik senin pusulan ?

 

Quand la vie te punis, la musique te console
Hayat seni cezalandırınca müzik seni teselli eder

 

À quel moment, ce piano a chanté ?
Bu piyano ne zaman çaldı ?

 

Ses accords t’ont hanté, au choyé ta santé
Ezgileri aklından çıkmadı, sağlığında özenle bakıldı

 

À quel moment, il est ta respiration ?
Ne zaman o piyano senin nefesin oldu ?

 

Et à quel moment, on en fait une chanson ?
Ve ne zaman o piyano ile bir şarkı yaptık ?

 

[3.kıta: Louane & Grands Corps Malade]

Si je me sens comme une enfant, j’ai déjà eu plusieurs vies
Kendimi bir çocuk gibi hissediyorsam, daha önce pek çok hayatım olmuştur

 

Je peux regarder devant, en chantant ce qu’on m’a pris
Önüme bakabilirim, şarkı söylerken benden alınan şey bu

 

Moi aussi, j’ai connu une sorte brouillard et j’ai entendu ce piano au loin
Ben de bir çeşit sis gördüm ve uzaktan bu piyanoyu duydum

 

Et moi aussi, sans vraiment le prévoir, naturellement ma voix la rejoint
Ve ben de gerçekten hazırlanmadan,doğal olarak sesimle piyanoya eşlik ettim

 

On a pas du tout les mêmes histoires, mais finalement quelques points communs
Hikayelerimiz hiç de aynı değil ama sonuçta birkaç ortak noktası var

 

Comme un air de force oratoire, j’écris, tu chantes, le brouillard est bien loin
Bir hitabet gücünün havası gibi ben yazıyorum,sen söylüyorsun sis çok uzakta

 

[Nakarat : Louane]

Et dans le noir, derrière le brouillard, j’entends ce piano chanter
Ve karanlıkta, sislerin ardında şu piyanonun umudu, inanma

 

Chanter l’espoir, l’envie de croire, qu’on peut tout réinventer
Arzusunu, her şeyi yeniden keşfedebileceğimizi söylediğini duyuyorum

 

Alors je joins ma voix encore une fois pour tenir dans l’orage
O zaman fırtınada dayanmak için bir kez daha sesimle(piyanoya)eşlik ediyorum

 

Je joins ma voix encore une fois pour trouver le courage
Cesaret bulmak için bir kez daha sesimle eşlik ediyorum

Çeviren: Ahmet KADI

  • 7 Ağustos 2023 tarihinde eklendi.
  • tarafından eklendi.
  • 295 kez görüntülendi

Grand Corps Malade

Sitemizde sanatçıya ait toplam 1 eser bulunmaktadır. Sanatçının sayfasına gitmek için tıklayın.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.