Web sitemize hoşgeldiniz, 19 Ekim 2020
Beğen 0

Roadsinger

Roadsinger came to town, long cape and hat,
-Sokak şarkıcısı şehre geldi, uzun yakalı ve şapkalı…
People stood and stared, then closed their doors
-İnsanlar durup baktı, sonra kapılarını kapadılar
As he passed
-O geçerken
He strolled the empty street, kids banged on tin cans
-Boş sokağı dolaştı, çocuklar teneke kutuları takırdattı
Then the panting dogs began to bark
-Sonra nefes nefese kalmış köpekler havlamaya başladı
As the Roadsinger sang
-Sokak şarkıcısı şarkı söylerken…

Where do you go? Where do you go?
-Nereye gidiyorsun? Nereye gidiyorsun?
When hearts are closed
-Kalpler kapalıyken…
When a friend becomes a stranger,
-Bir arkadaş bir yabancı oluverirken
Nobody wants to know.
-Kimse bilmek istemiyor
Where do you go? Oh, where do you go?
-Nereye gidiyorsun? Nereye gidiyorsun?
When the world turns dark
-Dünya karanlığa bürünürken…
And the light of truth is blown out
-Ve gerçeğin ışıkları patlarken
And the roads are blocked.
-Ve caddeler tıkanıkken.

He stopped by a store, between the barrels and sacks,
-Bir dünkanın yanında durdu, fıçı ve çuvalların arasında
A child’s face peeped out and gave a smile
-Bir çocuğun yüzü meydana çıktı ve gülümsedi
And ran back
-Ve geri kaçtı.
Behind a misty glass, on a window pane,
-Dumanlı bir camın ardına, bir pencere pervazına
A little finger drew a perfect heart
-Küçük bir parmak bir kalp çizdi
And her name
-Ve adını yazdı.

Where do you go? Where do you go?
-Nereye gidiyorsun? Nereye gidiyorsun?
In a world filled with fright;
-Korkuyla dolu bir dünyada
Only a song to warm you,
-Sadece bir tek şarkı seni harekete geçirir
Through the night
-Gecenin içinde
Where do you go? Oh, where do you go?
After lies are told,
-Yalanlar söylendikten sonra
And the light of truth is blown out,
-Ve gerçeğin ışıkları patladığında
And the night is cold.
-Ve gece soğuk olduğunda…

Roadsinger rode on, to another land
-Sokak şarkıcısı ilerledi, başka bir yere
Though the people spoke a different tongue,
-İnsanlar farklı lisanlar konuşuyorlardı orada
They’d understand
-Anlarlardı
They showed him how to share and took him by the hand
-Ona nasıl paylaşacağını gösterdi ve elini tuttular
Showed him the path to heaven
-Ona cennetin yolunu gösterdiler
Through the desert sand
-Çöllerden geçen…

Where do you go? Where do you go?
-Nereye gidiyorsun? Nereye gidiyorsun?
To find happiness,
-Mutluluğu bulmak için
In a world filled with hatred,
-Kinle dolu bir dünyada
And tears.
-Ve gözyaşlarıyla…

Where do you go? Oh, where do you go?
-Nereye gidiyorsun? Nereye gidiyorsun?
If no one cares
-Eğer kimse umursamazsa
And everybody’s lost,
-Herkes kayboluyorsa
Looking for theirs.
-Onları ara!

Çeviren : Dream B

  • 22 Aralık 2014 tarihinde eklendi.
  • tarafından eklendi.
  • 1.339 kez görüntülendi

Yusuf İslam

Sitemizde sanatçıya ait toplam 1 eser bulunmaktadır. Sanatçının sayfasına gitmek için tıklayın.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.