Moon
MOON (AY)
I watch you spin from afar
(uzaklardan sendelendiğini görüyorum)
I drink you inbreathe you out
(seni benliğime içiyorum ve benliğimden dışarı soluyorum)
I am camouflaged by the timeline
(zaman çizgisiyle saklanıyorum)
I am camouflaged when the sun shines
(güneş parladığında saklanıyorum)
Two ships passing in the night
(gece geçip giden iki gemi)
Two lips pressing ground the tides
(karayı medcezirlerle sarsan iki dudak)
I believe the world it spins for you
(dünyanın senin için döndüğüne inanıyorum)
We wil never be, I am the moon
(biz olamayazı, ben Ayım)
I long to be a part
(tek başıma olmayı özlüyorum)
I isolated my heart
(kalbimi soyutladım)
Youve drawn me into your world
(beni kendi dünyana sürükledin)
Now I too spin limbless
(artık ben de kolum kanadım olmadan sendeleniyorum)
one hand clapping, s the wind
(rüzgarın olduğu yerde tek el çırpınıyor)
I stand spanning at your distant wings
(uzak kanatlarının üzerinde duruyorum)
I believe the world it spins for you
(dünyanın senin için döndüğüne inanıyorum)
We wil never be, I am the moon
(biz olamayazı, ben Ayım)

Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.