Something In The Air - David Bowie
Çeviri ‘hours…’ (2021 Remaster) ✍ Dream B

Something In The Air

13 Jan 2015 4,294 görüntülenme 11 bugün

David Bowie'nin "Something In The Air" şarkısının Türkçe çevirisini bu sayfada bulabilirsiniz.

Albüm ‘hours…’ (2021 Remaster) Dil İngilizce 2015
Paylaş

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe
Çeviren: Dream B

Your coat and hat are gone

-Ceketin ve şapkan gitmiş

I really can't look at your little empty shelf

-Senin küçük boş rafına gerçekten bakamam.

A ragged teddy bear

-Eski pükü oyuncak bir ayı

It feels like we never had a chance

-Asla bir şansımız olmamış gibi hissettirir.

Don't look me in the eye

-Gözümün içine bakma!

We lay in each others arms

-Başkalarının kollarında yatarız.

But the room is just an empty space

-Ama oda sadece boş bir alan

I guess we lived it out

-Tahminimce burada yaşamışız

Something in the air

-Havada bir şey var

We smiled too fast

-Daha hızlıca gülümsedik

then can't think of a thing to say

-Birşey söylemek için düşünmekten...

Lived with the best times

-En iyi zamanlarla yaşadık

Left with the worst

-En kötülerle ayrıldık

I've danced with you too long

-Seninle uzunca zaman dans ettik

Nothing left to say

-Söylenmek için bırakılan birşey yoktu.

Let's take what we can

-Hadi alabileceğimiz herşeyi alalım.

I know you hold your head up high

-Biliyorum beni kendinden yüksek tutarsın

We've raced for the last time

-Son zamanlarda yarışırdık

A place of no return

-Geri dönmenin olmadığı bir yerde.

And there's something in the air

-Ve havada birşey var.

Something in my eye

-Gözümün içinde birşey var.

I've danced with you too long

-Seninle uzunca zaman dans ettik

Something in the air

-Havada birşey var.

Something in my eye

-Gözümün içinde birşey var.

Abracadoo, I lose you

-Abracadoo, Seni kaybederim

We can't avoid the clash

-Çatışmadan kaçınamayız.

The big mistake

-Büyük hata

Now we're gona pay and pay

-Şimdi ödeyecek ve ödeyeceğiz(bedelini)

The sentence of our lives

-Yaşamlarımızın cümlesi

Can't believe I'm asking you to go

-Sana gittiğini sorduğuma inanamaz.

We used what we could

-Ne yapabiliyorduysak onu yapardık

To get the things we want

-İstediklerimizi alabilmek için.

But we lost each other on the way

-Ama birbirimizi yolda kaybettik.

I guess you know I never wanted

-Tahminimce biliyorsun asla daha fazla istemediğimi

Anyone more than you

-Senden başka birini...

Lived all our best times

-En iyi zamanlarımızı yaşadık.

Left with the worst

-En kötülerle ayrıldık.

I've danced with you too long

-Seninle uzunca zaman dans ettik

Say what you will

-Ne yapacağını söyle!

But there's something in the air

-Ama havada birşey var

Raced for the last time

-Son zamanlarda yarışırdık.

Well I know you hold your head up high

-Biliyorum, beni kendinden yüce tutardın.

There's nothing we have to say

-Söylememiz gereken birşey yok.

There's nothing in my eyes

-Gözlerimin içinde birşey yok.

But there's something in the air

-Ama havada birşey var.

Something in my eye

-Gözümün içinde birşey var.

I've danced with you too long

-Seninle uzunca zaman dans ettik

There's something I have to say

-Söylemem gereken birşey var.

There's something in the air

-Havada birşey var.

Something in my eye

-Gözümün içinde birşey var.

I've danced with you too long

-Seninle uzunca zaman dans ettik

Çeviren: Dream B

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Üye Ol / Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış.

Bu içerik hakkında ilk yorumu sen yap.