Yeni web sitemizle karşınızdayız. 30 Ağustos 2015
Beğen 0

Red

Loving him is like driving a new Maserati down a dead end street
– Onu sevmek yeni bir Maserati’yi çıkmaz bir sokağa sürmek gibiydi,
Faster than the wind
– Rüzgardan hızlı.
Passionate as sin, ended so suddenly
– Tutku bir günah gibi, bir anda bitiverdi.
Loving him is like trying to change your mind
– Onu sevmek sanki boşluğa atladıktan sonra
Once you’re already flying through the free fall
– Fikirlerini değiştirmeye çalışmak gibiydi.
Like the colors in autumn
– Sonbahardaki renkler gibi,
So bright just before they lose it all
– Çok parlaklar, tüm renklerini kaybetmeden önce.

Losing him was blue like I’d never known
– Onu kaybetmek hiç bilemeyeceğim bir maviydi,
Missing him was dark grey all alone
– Onu özlemekse yapayalnız bir koyu griydi,
Forgetting him was like trying to know somebody you’ve never met
– Onu unutmaya çalışmak hiç tanışmadığın birini tanımaya çalışmak gibiydi.
But loving him was red
– Ama onu sevmek kırmızıydı.
Loving him was red
– Onu sevmek kırmızıydı.

Touching him is like realizing all you ever wanted was right there in front of you
– Ona dokunmak tüm istediklerinin önünde olduğunu farketmek gibiydi,
Memorizing him was as easy as knowing all the words to your old favorite song
– Onu hatırlamak eski favori şarkının sözlerini hatırlamak kadar kolaydı,
Fighting with him was like trying to solve a crossword and realizing there’s no right answer
– Onunla kavga etmek doğru yanıtın olmadığı bir bulmacayı çözmek gibiydi,
Regretting him was like wishing you never found out love could be that strong
– Onu affetmek ise aşkın bu kadar güçlü olduğunu keşke hiç öğrenmemiş olmanızı dilemek gibiydi.

Losing him was blue like I’d never known
– Onu kaybetmek hiç bilemeyeceğim bir maviydi,
Missing him was dark grey all alone
– Onu özlemekse yapayalnız bir koyu griydi,
Forgetting him was like trying to know somebody you’ve never met
– Onu unutmaya çalışmak hiç tanışmadığın birini tanımaya çalışmak gibiydi.
But loving him was red
– Ama onu sevmek kırmızıydı.
Oh red burning red
– Kırmızı, parlak kırmızı.

Remembering him comes in flashbacks and echoes
– Anılarla ve seslerle onu hatırlıyorum,
Tell myself it’s time now, gotta let go
– Kendime, “artık zamanı geldi, boşver.” diyorum,
But moving on from him is impossible
– Ama onu unutmak imkansız,
When I still see it all in my head
– Her şeyi hala kafamda görürken

Burning red!
– Parlak kırmızı.
Darling it was red!
– Sevgilim, aşkımız kırmızıydı.

Losing him was blue like I’d never known
– Onu kaybetmek hiç bilemeyeceğim bir maviydi,
Missing him was dark grey all alone
– Onu özlemekse yapayalnız bir koyu griydi,
Forgetting him was like trying to know somebody you’ve never met
– Onu unutmaya çalışmak hiç tanışmadığın birini tanımaya çalışmak gibiydi.
Cause loving him was red yeah yeah red
– Çünkü onu sevmek kırmızıydı, kırmızı
We’re burning red
– Biz parlak kırmızıyız.

And that’s why he’s spinning round in my head
– Ve onun sürekli kafamda olmasının sebebi,
Comes back to me burning red
– Parlak kırmızı bana geri dönüyor,
Yeah yeah
– Evet, evet

Cause love was like driving a new Maserati down a dead end street
– Çünkü onu sevmek yeni bir Maserati’yi çıkmaz bir sokağa sürmek gibiydi.

Not: Burning red, yakıcı, yanan, ateşli kırmızı anlamına gelir direkt çevirirsek ama mantıksız olur o yüzden parlak kırmızı.

Çeviren : Dramaqueen

  • 14 Nisan 2015 tarihinde eklendi.
  • tarafından eklendi.
  • 978 kez görüntülendi

Taylor Swift

Sitemizde sanatçıya ait toplam 20 şarkı çevirisi bulunmaktadır. Sanatçının diğer şarkı çevirileri için tıklayın.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yazın