Çevirileri Sanatçıların Baş Harflerine Göre Listele
0-9 A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z


 Eminem - Beautiful Şarkı Çevirisi






Lately I've been hard to reach
Son zamanlarda bana ulaşmak zordu
I've been too long on my own
Kendi başıma çok fazla kaldım
Everybody has a private world
Herkesin gözlerden uzak bir dünyası vardır
Where they can be alone
Yalnız kalabildikleri
Are you calling me, are you trying to get through
Bana mı sesleniyorsun, yetişmeye mi çalışıyorsun
Are you reaching out for me, I'm reaching out for you
Bana uzanmaya mı çalışıyorsun, ben sana uzanmaya çalışıyorum

I'm just so fuckin' depressed
Kahrolası depresyondayım
I just can seem to get out this slump
Bu kötüleşmeden kurtulmaya çalışıyor gibiyim
If I could just get over this hump
Bu kamburdan kutulabilseydim
But I need something to pull me out this dump
Ama beni bu çöplükten çekecek birşeye ihtiyacım var
I took my bruises, took my lumps
Yara aldım, yumru aldım
Fell down and I got right back up
Düştüm ve hemen geri kalktım
But I need that spark to get psyched back up
Ama bu kıvılcıma ihtiyacım var aklımı geri yüklemek için
In order for me to pick that mic back up
Bu mikrofonu desteklemek için
I don't know how I pry away
Nasıl kıpırdatacağımı bilmiyorum
And I ended up in this position I'm in
Ve içinde olduğum bu pozisyonda kalakaldım
I starting to feel distant again
Yine uzak hissetmeye başlıyorum
So I decided just to pick this pen
Öyleyse sadece bu kalemi kaldırmaya karar verdim
Up and tried to make an attempt to vent
Kaldırmaya ve sinirimi çıkarmak için bir girişim yapamaya
But I just can't admit
Ama sadece itiraf edemiyorum
Or come to grips, with the fact that
Yada anlamaya başlıyorum, bu gerçekle
I may be done with rap
Belki de rap ile işim bitti
I need a new outlet
Yeni bir çıkış yerine ihtiyacım var
I know some shits so hard to swallow
Biliyorum bazı b*kları yutması zordur
And I just can't sit back and wallow
Ve sadece yerime oturup acı çekemiyorum
In my own sorrow
Kendi derdimde
But I know one fact
Ama bir gerçeği biliyorum
I'll be one tough act to follow
Takip edilmesi çetin bir hareket olacağım
One tough act to follow
Takip edilmesi zor bir hareket
One tough act to follow
Takip edilmesi zor bir hareket
One tough act to follow
Takip edilmesi zor bir hareket
Here today, gone tomorrow
Bugün buradayım, yarın yokum
But you have to walk a thousand miles
Ama bin mil yürümek zorundasın

Chorus 
In my shoes, just to see
Benim ayakkabılarımla, sadece görmek için
What it's like, to be me
Nasıl bir şeymiş, ben olmak
I'll be you, let's trade shoes
Ben sen olacağım, hadi yer değiştirelim
Just to see what I'd be like to
Sadece görmek için nasıl olacak
Feel your pain, you feel mine
Senin acını hissetmek, sen de benimkini hisset
Go inside each other's mind
Birbirimizin aklına girelim
Just to see what we find
Sadece ne bulacağımıza bakmak için
Look at shit through each other's eyes
Bu b*ka birbirimizin gözlerinden bakalım

But don't let 'em say you ain't beautiful woah
Ama güzel olmadığını söylemelerine izin verme
They can all get fucked. Just stay true to you sO
Hepsinin canı cehenneme. Sadece kendi doğrunla kal.
Don't let 'em say you ain't beautiful woah
güzel olmadığını söylemelerine izin verme
They can all get fucked. Just stay true to you
Hepsinin canı cehenneme. Sadece kendi doğrunla kal.

I think I'm starting to lose my sense of humor
Sanırım espri anlayışımı kaybetmeye başlıyorum
Everything is so tense and gloom
Herşey çok gergin ve üzüntülü
I almost feel like I gotta check the temperature in the room
Neredeyse odadaki ısıyı kontrol etmem gerek gibi hissediyorum
Just as soon as I walk in
Odaya girer girmez
It's like all eyes on me
Sanki bütün gözler üzerimde
So I try to avoid any eye contact
O zaman herhengi bir göz temasından kaçıyorum
Cause if I do that then it opens a door to conversation
Çünkü eğer göz göze gelirsem bu bir sohbete kapı açıyor
Like I want that... 
Sanki ben bunu istiyorum gibi...
I'm not looking for extra attention
Fazladan ilgi istemiyorum
I just want to be just like you
Ben sadece tam senin gibi olmak istiyorum
Blend in with the rest of the room
Odanın geri kalanıyla karışmak
Maybe just point me to the closest restroom
Belki bana en yakın tuvaleti işaret ediyor
I don't need fucking man servant 
Kahrolası bi uşak istemiyorum
Tryin to follow me around, and wipe my ass
Beni etrafta takip edip duran, ve kıçımı silen
Laugh at every single joke I crack
Yaptığım her espriye gülen
And half of them ain't even funny like
Ve bunların yarısı komik bile değil
Ahh Marshall, you're so funny man, you should be a comedian, god damn
Ahh Marshall, sen çok matraksın adamsın, sen komedyen olmalısın, lanet olsun
Unfortunately I am, but I just hide behind the tears of a clown
Ne yazık ki öyleyim, ama sadece bir palyaçonun gözyaşlarının arkasına saklanıyorum
So why don't you all sit down
Öyleyse neden hepiniz oturmuyorsunuz 
Listen to the tale I'm about to tell
Anlatmak üzere olduğum hikayeyi dinleyin
Hell, we don't have to trade our shoes
Cehennem, ayakkabılarımızı değiş tokuş etmek zorunda değiliz
And you don't have to walk no thousand miles
Ve millerce yürümek zorunda değilsiniz

Chorus 
In my shoes, just to see
Benim ayakkabılarımla, görmek için
What it's like, to be me
Nasıl bir şeymiş, ben olmak
All be you, let's trade shoes
Hepiniz olun, haydi yer değiştirelim
Just to see what I'd be like to
Sadece görmek için nasıl olacak
Feel your pain, you feel mine
Senin acını hissetmek, sen de benimkini hisset
Go inside each other's mind
Birbirimizin aklına girelim
Just to see what we find
Sadece ne bulacağımıza bakmak için
Look at shit through each other's eyes
Bu b*ka birbirimizin gözlerinden bakalım

But don't let 'em say you ain't beautiful woah
Ama güzel olmadığını söylemelerine izin verme
They can all get fucked. Just stay true to you sO
Hepsinin canı cehenneme. Sadece kendi doğrunla kal.
Don't let 'em say you ain't beautiful woah
güzel olmadığını söylemelerine izin verme
They can all get fucked. Just stay true to you
Hepsinin canı cehenneme. Sadece kendi doğrunla kal.

Nobody asked for life to deal us
Kimse yaşamın bizimle anlaşmasını istemedi
With these bullshit hands they've delt
Dağıttıkları bu lanet ellerle
We have to take these cards ourselves
Bukartları kendimiz almalıyız 
And flip them, don't expect no help
Ve onları döndirmeliyiz, yardım ummadan
Now I could have either just 
Şimdi her ikiside olabilirdi
Sat on my ass and pissed and moaned
Kıçımın üstüne otururdum ve şikayet ederdim
But take this situation in which I'm placed in
Ama yerleştirildiğim bu durumu alıyorum
And get up and get my own
Ve kalkıyorum ve benim yapıyorum
I was never the type of kid
Asla şöyle bir çocuk olmadım
To wait but I know to unpack his bags
Bekleyen ama bavullarını açmasını da bilirdim
Never sat on the porch and hoped and prayed
Asla sundurmada oturmadım ve ummadım ve beklemedim
For a dad to show up who never did
Hiç ortaya çıkmayan bir babanın ortaya çıkmasını
I just wanted to fit in
Sadece uymak istedim
Every single place
Her yere
Every school I went
Gittiğim her okula
I dreamed of being that cool kid
Şu havalı çocuklardan biri olmayı hayal ettim
Even if it meant acting stupid
Bu aptalca davranmak anlamına gelse bile
Aunt Edna always told me
Edna teyzem daima bana derdi
Keep making that face till it gets stuck like that
Böyle surat yapmaya devam et taki o yapışana kadar
Meanwhile I'm just standing there
Bu arada sadece orada dikiliyorum
Holding my tongue up trying to talk like this
Böyle konuşmaya çalışan dilimi tutarak
Till I stuck my tongue on the frozen stop sign poll at 8 years old
Taki dilimi sokana kadar dondurucu dur işaretine sekiz yaşındayken
I learned my lesson and cause I wasn't tryin to impress my friends no more
Dersimi aldım ve daha fazla arkadaşlarımı etkilemeye çalışmıyordum
But I already told you my whole life story
Ama zaten size tüm hayat hikayemi anlattım
Not just based on my description
Sadece betimlemeye dayalı olmayan
Cause where you see it from where you're sitting
Çünkü sizin oturduğunuz yerden bunu 
Is probably 110% different
Muhtemelen %110 farklı görüyorsunuz
I guess we would have to walk a mile
Tahminimce bir mil yürümememiz gerekirdi
In each other's shoes, at least
Birbirimizin ayakkabılarıyla, en azından
What size you were?
Sizinkiler kaç numaraydı?
I wear tens
Ben 10 numara giyiyorum
Let's see if you can fit your feet
Hadi görelim ayağınıza uyar mı

Chorus 
In my shoes, just to see
Benim ayakkabılarımla, görmek için
What it's like, to be me
Nasıl bir şeymiş, ben olmak
All be you, let's trade shoes
Hepiniz olun, haydi yer değiştirelim
Just to see what I'd be like to
Sadece görmek için nasıl olacak

Feel your pain, you feel mine
Senin acını hissetmek, sen de benimkini hisset
Go inside each other's mind
Birbirimizin aklına girelim
Just to see what we find
Sadece ne bulacağımıza bakmak için
Look at shit through each other's eyes
Bu b*ka birbirimizin gözlerinden bakalım

But don't let 'em say you ain't beautiful woah
Ama güzel olmadığını söylemelerine izin verme
They can all get fucked. Just stay true to you sO
Hepsinin canı cehenneme. Sadece kendi doğrunla kal.
Don't let 'em say you ain't beautiful woah
güzel olmadığını söylemelerine izin verme
They can all get fucked. Just stay true to you
Hepsinin canı cehenneme. Sadece kendi doğrunla kal.

They can all get fucked. Just stay true to you
Hepsinin canı cehenneme. Sadece kendi doğrunla kal.
Lately I've been hard to reach
Son zamanlarda bana ulaşmak zordu
I've been too long on my own
Kendi başıma çok fazla kaldım
Everybody has a private world
Herkesin gözlerden uzak bir dünyası vardır
Where they can be alone
Yalnız kalabildikleri
Are you calling me, are you trying to get through
Bana mı sesleniyorsun, yetişmeye mi çalışıyorsun
Are you reaching out for me, I'm reaching out for you
Bana uzanmaya mı çalışıyorsun, ben sana uzanmaya çalışıyorum

Yea... To my babies. Stay strong. Daddy will be home soon
Evet...Bebeklerime.Güçlü kalın.Babanız yakında evde olacak
And to the rest of the world, God gave you the shoes
Ve dünyanın geri kalanına,Tanrı size ayakkabılarınızı verdi
That fit you, so put em on and wear em
Size uyan, öyleyse geçirin onları ve giyin onları
And be yourself man, be proud of who you are
Ve kendiniz olun adamım, kim olduğunuzla gurur duyun
Even if it sounds corny, 
Kulağa bayat gelse de,
Don't ever let no one tell you, you ain't beautiful.
Kimsenin size söylemesine izin vermeyin, güzel olmadığınızı.

-İstek Çeviri-

Çeviren : Hülya Önkan

Eminem - Beautiful şarkı sözü çevirisi
160369 defa görüntülenmiştir.


Hayran Ol Follow Sarkicevirileri.com on Twitter

Çeviriyi YazdırAdd to Google  Arkadaşına Gönder

Sarkicevirileri.com içeriğinde sadece yabancı sanatçıların şarkı sözlerinin türkçe anlamları, çevirileri bulunmaktadır. Sarkicevirileri.com : Turkish Versions Of Lyrics"

Arkadaşınıza Tavsiye Edin | Favorilerinize Ekleyin | Giriş Sayfanız Yapın | Kullanım Sözleşmesi | Bize Ulaşın

Site içerisindeki şarkı sözü çevirilerinin kaynak gösterilmeden kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.
Sitemiz en iyi Internet Explorer 7+'da 1024x768 çözünürlükte görüntülenebilmektedir.


Copyright © 2008 Sarkicevirileri.com
webservis.com.tr